Bulten01 – Halk İçin Haber

“ADANA ULAŞIMINDA KALICI ÇÖZÜM: TOPLU TAŞIMA”

“ADANA ULAŞIMINDA KALICI ÇÖZÜM: TOPLU TAŞIMA”
31 views
21 Mart 2019 - 15:32

Türk
Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Adana İl Koordinasyon Kurulu
(İKK)  tarafından 15-16 Mart 2019
tarihlerinde gerçekleştirilen 4. Adana Kent Sorunları Sempozyumunun sonuç
bildirgesi basın toplantısı ile kamuoyu ile paylaşıldı.

İnşaat
Mühendisleri Odası (İMO) Adana Şubesinde düzenlenen basın toplantısına TMMOB
Adana İKK Sekreteri Erol Salman ve TMMOB’ye bağlı Odaların Adana Başkanları ve
Sempozyum Düzenleme Kurulu Üyeleri katıldı.

Adana’nın
mevcut durumunun tespitini yapan ve bu doğrultuda sorunları ve çözüm
önerilerini de içeren “sonuç bildirgesi”, TMMOB İKK Sekreteri Erol
Salman tarafından açıklandı.

Seyhan
Belediyesi Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen Sempozyuma, toplam
516 katılımcının kayıt yaptırdığını belirten Salman,  “Adana’da kamu kurumu, emek ve meslek örgütleri,
siyasi partiler, muhtarlıklar, dernekler gibi söyleyecek sözü ve bu konuda çaba
içinde olan kurum ve kuruluşların kamuoyuyla paylaştıkları tespit ve öneriler,
sokaktaki vatandaştan edinilen izlenimler ile Odalarımızın kendi alanları ile
ilgili birikimlerden çıkarılan sonuçlar Sempozyum Yürütme Kuruluna
çalışmalarında ışık tutmuştur” dedi.

31 BİLDİRİ SUNULDU

Sempozyum
başlangıcında “Kentleşemeyen Adana” konulu fotoğraf sunumu yapıldığını kaydeden
Salman, sempozyumda; 3 panelde 9 konuşmacının yer aldığını, yanı sıra 7
oturumda toplam 31 bildiri sunulduğunu belirtti.

Katılımcıların
sundukları bildirilerle, gerek Adana özelinde ve gerekse ülke ve dünya
düzeyinde kentlerin içerisinde bulunduğu durumu irdelediğini, mevcut sorunların
saptanmasının ardından, sorunların nedenlerinin ve çözüm önerilerinin
tartışıldığını ve yapılan sunumların katılımcıların katkı ve soruları ile
zenginleştiğini vurgulayan Salman, “Sempozyumun Açılış Panelinde; 2008, 2011 ve
2015’te düzenlenen Adana Kent Sorunları Sempozyumları dönemlerinin İKK
Sekreterlerince yapılan sunumlarda o zamanlar için saptanan temel sorunların
bugün de güncelliğini koruduğu ifade edilmiştir. Sempozyumda sunulan
bildirilerle ortaya konulan sorunlar üzerinde daha detaylı ve uzun vadeli
çalışmalara ihtiyaç duyulduğu açıktır” dedi.

Erol
Salman, bu çalışmalara temel oluşturması açısından; sempozyum süresince yapılan
tespit ve yaklaşımları şöyle açıkladı:

  • Adana,
    1950’lerde başlayan ve 70’lere kadar geçen süreçte tarım ve sanayi alanındaki
    atılımını sürdürememiş, 1990’ların başından itibaren gözle görünür bir gerileme
    söz konusu olmuş ve gelinen noktada nüfusa oranla ekonomik ve sosyal alanda
    ciddi sorunların ortaya çıktığı bir kent haline gelmiştir.
  • Kentsel
    Dönüşüm Master Planı, Ulaşım Master Planı, Sanayi Master Planı, Turizm Master
    Planı ve İmar Planı olmayan bir kentte kentleşmenin sözünün dahi edilemeyeceği
    ortadadır.
  • Adana’da
    sağlıksız olan yapılaşma yeni projelerle düzeltilmek bir yana daha da
    kötüleştirilmektedir. Plansız ve parsel bazlı Kentsel Dönüşüm uygulamalarından
    diğer alt yapılar olduğu gibi kent içi ulaşım da olumsuz etkilenmektedir.
  • Yolların
    genişletilmesi, köprü, alt geçit uygulamaları ile kent içi trafiğine ancak
    geçici çözüm olunabilmektedir. Kalıcı çözüm, toplu taşıma uygulamalarına
    geçilmesi ile mümkün olacaktır. Hafif raylı sistemin kent ekonomisine getirdiği
    yüke oranla kent içi ulaşıma sağladığı fayda yok denecek kadar azdır.
  • Bölgemiz
    deprem riski taşımaktadır. İmar Afları sonucunda dayanıksız binaların yasal
    hale getirilmesi, imar uygulamalarında denetimlerin yetersizliği, deprem ile
    ilgili toplumsal duyarlılığın sürekli hale getirilememiş olması, deprem
    toplanma alanlarının yetersizliği ve bilinir olmaması, Adana’nın depreme ne
    kadar hazırlıklı olduğu sorusu ve kaygısını gündeme getirmektedir.
  • Adana
    yaz aylarında anız yangınlarından kışın ise ısınma amacıyla kullanılan
    kalitesiz ve yüksek emisyonlu yakıtların neden olduğu hava kirliliğine maruz
    kalmaktadır. Kentlerde temiz hava sirkülasyonu sağlama ve hava kirliliğini
    önleme özelliklerine sahip yeşil alanlar sürekli müdahale sonucu azalmaktadır.
  • Kent
    yaşamında önemli bir diğer kriter olan gürültü kirliliği bakımından Adana
    ülkemizde ilk sıralarda yer almaktadır. Adana ili için gürültü haritaları
    hazırlanmalı, azaltıcı ve önleyici tedbirler alınmalıdır.
  • Çağdaş
    kentlerin en belirgin kriterlerinden biri de atık miktarı ile bu atıkların
    bertaraf yöntemleridir. Atıkların bir başka üretim sürecine girdi olarak
    değerlendirilmesi teknolojisinde ortaya konan olanakların Adana’da daha da
    ileriye taşınması gerekmektedir.
  • Kent
    merkezinden geçen otobanın kente olumsuz etkisini en aza indirecek tedbirler
    alınmalıdır.
  • Adana
    HES’ler ve Termik Santraller ile çevrelenmektedir. Dönüşü mümkün olmayan bir
    noktaya gelinmeden, tahribatın önlenmesi için talan politikalarından
    vazgeçilmelidir.
  • Büyükşehir
    yasası ile mahallelere dönüşen köyler, tüzel kişiliklerini kaybetmiş ve
    dolayısı ile köy tüzel kişiliğine ait otlak, mera gibi alanlar ortak
    kullanımdan koparılmıştır. Sadece tarımsal üretimin teşvik edilmesi değil aynı
    zamanda kırsalın kent olanaklarına kavuşturularak yerleşim ve yaşam koşulları
    bakımından cazip kılınması, kente göçün azaltılması ve kırsalda üretimin
    devamının sağlanması bakımından zorunludur.
  • Çukurova
    pamuk gibi pek çok stratejik tarım ürününün yetiştirilmesine elverişli şartlara
    sahipken izlenen tarım politikalarına bağlı olarak ürün deseni değişmiş
    özellikle ayçiçeği gibi maliyeti ucuz ve bölgeye yabancı ürünlere yönelim
    başlamıştır. Bitkisel ve hayvansal üretim dengesinde hayvancılık gerilemiştir.
  • Türkiye
    genelinde %3 olan tarım toprağı kaybı Adana’da %10 oranında gerçekleşmiştir.
    Kırsal ve tarımsal gelişimin sağlanması amacıyla belediyelerin bünyesinde
    “Tarımsal Şube Müdürlükleri” kurulmalı ve etkin bir şekilde çalıştırılmalıdır.
  • Yerel
    yönetimler toplumun sağlıklı, güvenilir gıdaya erişimi konusunda sorumluluğunu
    yerine getirmelidir: 
  • Kent
    yaşamında yeterli ve gerektiği ölçüde enerji kullanımının olanaklarının
    oluşturulması gerekmektedir. Ekonomik nedenlerle enerji kullanımı sınırlı
    kesimler desteklenmelidir.
  • Adana
    önemli tarihi geçmişe ve mirasa sahiptir. Kent merkezi ve ilçelerde bulunan
    ören yerleri ortaya çıkarılmalıdır.
  • Adana’da
    belli ürün grupları üreten işletmeler için; üretim ve pazarlamada sayısız
    yararları olacak olan orta ölçekli sektörel sanayi siteleri
    yaygınlaştırılmalıdır.
  • Yerel
    Yönetim Stratejik Planlarının, gerçekçi ve kaynakların doğru kullanımına olanak
    verecek nitelikte hazırlanmalı, stratejik planların takibinin yapılması ve
    bilgi paylaşımının şeffaflaşmasına özen gösterilmelidir.
  • Yerel
    Yönetimler; yerel demokrasinin gelişmesinin önemli araçlarından birisi olan
    Kent Konseylerine hareket alanı sağlamalı, işleyişine, gündemine,
    bağımsızlığına saygı göstermelidir.
  • Yerel
    Yönetimlerde katılımcılığın önü açılmalı, kent için söyleyecek sözü olanların
    önerileri dikkate alınmalıdır. 
  • Yerel
    yönetimler insanların cinsiyet ayrımına uğramaksızın, yetenek, istek ve
    becerisine göre meslek seçimi yapmasını temin açısından toplumda değişim
    yapacak, algıyı değiştirecek politikalar oluşturulmalıdır.
  • Engellilerin
    bağımsız bir şekilde hareket edebilmeleri, diğer bireylerle sağlıklı iletişim
    kurabilmeleri ve topluma eşit katılımları için gerekli önlemler alınmalıdır.
  • Temel
    hedef Suriye’de barış ve demokrasinin tesis edilmesini takiben gerek Suriye
    vatandaşlarının ülkelerine dönmelerini sağlamak olmakla birlikte yaşamını
    Adana’da sürdüren Suriyeli sığınmacıların ötelenmeden yaşamlarını
    sürdürebilmeleri sağlanmalıdır.

ADANA SORUNLARI ÇÖZECEK YÖNETSEL
ANLAYIŞTAN YOKSUN

Özetle
kentin çeşitli alanlarda sorun ve eksiklikler bulunduğunu vurgulayan Salman,
“Ancak tüm bu sorunlardan daha önemlisi, bu sorunları çözebilecek yönetsel
anlayıştan yoksunluk durumudur.  Bu durum
Valilikten, Belediyelerden, Üniversiteye kadar kurum ve kuruluşlar arasında
büyük bir kopukluğun yaşandığını göstermektedir. Sağlıklı bilgilenme ve
iletişim eksikliklerinin aşılamadığı bir kentte demokratik katılım ve
yönetimden söz edilemeyeceği gibi, sorunların doğru tanımlanarak uygun çözüm
yollarının geliştirilebilmesi olanağı da güçleşmektedir. Kentin sorunları
bilimsel temelde algılanmalı ve kaynağı doğru tanımlanmalıdır. Adana’nın olumlu
bir ivme kazanabilmesi ancak yönetim anlayışının gözden geçirilmesine bağlıdır”
şeklinde konuştu.